29 Mayıs 2013

Ne olduğunu bilmediğimiz alkol yasakları

Trafik yoğun, yolum uzun. Radyoda bir program dinliyorum, herkesin dilinden düşmeyen alkol düzenlemesi, ya da yasakları konuşuluyor.

Ben dinledikçe bunalıyorum. Tamam hadi gündelik olaylara insanların farklı farklı açılardan bakıp bambaşka şeyler gördüğünü biliriz de burada öyle yoruma açık bir mesele yok ki, bir kanun tasarısı sunulmuş meclise, AKP yine büyük ihtimalle tek başına kabul etmiş, yasayı (ya da yasağı) geçirmişler. Sonra herkes ayaklanmış. “Çok yakında İran olacağız”, “yaşam şeklimize müdahale ediliyor”...

Bildik durumlar yani.

Sonuçta bunlar kanun maddeleri, meclis tutanaklarından, resmi belgelerden filan ulaşabiliriz bunlara. Ama biz vatandaşlardan meclis tutanaklarını okuması beklenmez ki. Biz gerçek(!)leri medyadan öğreniriz. Bizim yerimize gazeteciler araştırma yapar, bize olan biteni yazar.

Fakat gazetelerde, televizyonlarda ara ki sahiden ne olup bittiğini bulasın. Gece 10’dan sonra içki satışı yasaklanacakmış. Vay sen misin bunu yumurtlayan, bizim en temel özgürlüklerimiz elimizden alınıyor nidaları yükseliyor. Birileri diyor ki Avrupa’nın pek çok ülkesinde de, Amerika’da yasak bu. Parkta içki içmek de yasak bu ülkelerde.

Doğru mu? Bilmiyorum. Açıkçası bunu araştıracak enerjim de yok. Gazete değil misiniz, yazsanıza. Avrupa’nın 20 ülkesinde sahiden böyle bir yasak var, 30 ülkesinde serbest, bilmem nerede şu kadar engelleme var, şuralarda ise tamamen serbest.

Yazıp bilgilendirsenize bizi. Hayır! Gazeteler ne yapıyor? Kılıçdaroğlu “içkiyi toptan yasaklasaydınız” demiş, Erdoğan “gidin evinizde için” demiş.

Bizim hayatımız magazin.

Radyoda programı dinliyorum, katılımcılardan biri CHP’den. Doktor. “Madem bu yasa gençlerin sağlığıyla ilgili bir yasa, o zaman biz doktorlara da danışılsaydı, bize soran olmadı” diyor. AKP’nin toplum sağlığıyla filan alakası yok, onlar tamamen gizli ajandaları doğrultusunda gidiyorlar, alkolü toptan yasaklamak da bu ajandanın maddelerinden sadece biri. Kendilerinden olmayanı dışlamak için bunları yapıyorlar diyor.

Diğer katılımcı, bu kanun tasarısını hazırlayan komisyondan, AKP temsilcisi. Diyor ki bu yasa bütçe ve planlama ile ilgili ve diğer bir çok madde ile birlikte hazırlandı, bu bir torba yasadır, bunun insanların içki içme özgürlüğü ile filan alakası da yoktur, biz içki satışını, kullanımını bir düzene sokmak için bu maddeleri hazırladık, elbette gençlere alkolün özendirilmesini engelleyecek maddeler de vardı, bunun için sivil toplum örgütleriyle de, alkol satışı yapan firmalarla da görüştük.

Ve başka ne diyor biliyor musunuz?

Bu komisyonda CHP’li, MHP’li, BDP’li arkadaşlarımız da vardı ve biz tamamen fikir birliği içinde bu maddeleri hazırladık. Şimdi neyi tartışıyorsunuz, aklım almıyor diyor.

Benim de aklım almıyor. Ama benim aklımın almadığı şey başka. Yok, onlar haklı bunlar haksız derdinde değilim. Fakat bu kadar aklı başında insan bir araya gelip şu işin aslını bize nasıl olup da anlat(a)mıyorlar? Onu anlamıyorum.

AKP’li vekil bu maddelerin pek çoğu gelişmiş ülkelerden alınmıştır, isteyen araştırsın diyor.

MHP’li vekil araya girip “yabancı ülkelerden örnek mi istiyorsunuz, hay hay, o zaman şuna bakalım, hangi ülkenin başbakanı kendi topraklarında 52 vatandaşı ölmüşken bölgeye değil de Amerika’ya gider, üstüne dönüşünde bu bölgede miting yapar, mitingten bir gün sonra da İstanbul’a dönüp atlı karıncaya biner?” diyor.

Yahu tamam trafik yoğun, yolum da uzun. Ama beni bu denli zırvalıklarla ne hakla bunaltıyorsunuz? Diyelim haklısın kardeşim, tamam bir başbakan böyle yapmamalı.

Ama ne alakası var şimdi yahu? Bunun konumuzla ne alakası var?

Yok. Ama bizim okuduklarımızın, dinlediklerimizin konuyla bir alakası olması da gerekmiyor zaten. Bizim hayatımız magazin.

Öyle bir komisyon düşünün ki, AKP’lisi, CHP’lisi, MHP’lisi, BDP’lisi, hep birlikte bu maddeleri hazırlamışlar. Anlaşmazlığa filan da düşmemişler.

Ama bu konu magazinin önüne atıldığı anda ister istemez CHP’lisi “ne oluyor, neleri yasaklıyorsunuz böyle?” diye bağırmaya başlıyor. O komisyonda sen de vardın be birader, ne oldu birden?

Peki AKP ne yapıyor? Bu komisyonun başkanı “konunun sağlıkla alakası yok, bu bütçe ve planlama ile ilgili” derken başbakan çıkıp “İşte ey halkım! Biz bu yasayla gençlerin sağlığını koruyacağız” diyor. Ve “iki ayyaşın yaptığı kanunu kabul ediyorsunuz da dinimizce yasaklanmış bir şeyi neden kabul etmiyorsunuz?” diye iyice deli saçması bir laf yumurtluyor.

İki ayyaş kim? Bu konunun dinle ne alakası var? Ülkeyi dinle mi yönetiyorsunuz?

One minute sayın başbakan. One minute sayın muhalefet lideri. Siz bizi salak mı sanıyorsunuz? Hadi diyelim %60’ımız salak sahiden, ama geri kalan %40’a yazık değil mi yahu? Böylesine kesin hatlarla belirli bir konuyu bile sulandırıyor, magazine çeviriyorsunuz.

Helal olsun size!

Bu üçüncü ya da arka sayfa muhabbetlerinin arasında bir kanun çıkıyor, bir şeyler yasaklanıyor, bir şeyler değişiyor, bunlar kim bilir nasıl uygulanacak, ne kadarı uygulanacak, kim uygulayacak, biz nasıl öğreneceğiz?

Boşver. Canım sıkılıyor, daha yolum uzun, trafik yoğun. Cenk Erdem’i açıyorum.

İşleri güçleri geyik yapmak olan dört insandan ikisi yıllardır radyo programı yapıyor, bizleri güldürüyor.

Diğer ikisini ifade etmek için ise tek çarem var, o da üç nokta...



Hiç yorum yok: